Kafası Kırılan Kim?

“Âhiretten kafası kırık kim gelmiş?” şeklinde bir soru soran kimse, he­nüz âhiret kelimesinin mânâsından bîhaberdir. Şöyle ki:

Âhiret, bu dünyanın ölümünden sonra açılacak bir başka âlem olduğuna göre, bir kimsenin oradan geri gelmesi için, kıyâmetin kopması, mahkeme-i kübrânın açılması, o adamın cezasını çekmek üzere cehenneme girmesi ve daha sonra oradan çıkıp yeniden dünyaya dönmesi gibi bir muhâlin haki­kat olması lâzım gelir.

Meselenin saçmalığını dünyevî şöyle bir misâl ile de gösterebiliriz:

Bir annenin rahminde vücud bulan ikizlerden birisinin dünyaya gel­diğini ve henüz dünyaya gelmeyen diğer çocuğa, “kardeşinin bu âlemde, şimdi anne kucağında ve baba ocağında ihtimamla beslendiğinden ve ken­disinin de o âleme yolcu olduğundan” bahsedildiğini farzediniz. Bu çocuk, bu hakikate karşı itiraz ile, “Dünyadan şimdiye kadar söylediğiniz tarzda ihtimamla beslenmiş olarak kim geldi ki, ben de o âleme inanayım?” dese ne derece divanelik etmiş olur.

Yukarıdaki sorunun çirkinliğine bu misâlin bedahetiyle bakılabilir.

Yazar: Mehmed Kırkıncı
Eklenme Tarihi: 03/7/2010
Okunma Sayısı : 3362

« Önceki Yazı Sonraki Yazı »

Yorum Ekle

Yazı hakkında yorumlarınızı, katkılarınızı ve önerilerini bize bu alandan gönderebilirsiniz.

İsminiz
E-Posta
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
bes alti sekiz alti yedi dokuz

ataköy escort
şişli escort
istanbul escort