Cinler ve Şeytanlar Müsbet Mecrada Çalıştırılır mı?

Şerleri defedilmek suretiyle, cin ve şeytanlar insanların emrinde çalıştırılabilir. Evet, nefsini yok etmiş, enâniyetini tamamen kırmış, rızâ ve sıddîkiyet makamına yükselmiş olan nûrânî zâtlar, lisan-ı İsmet ile cin ve şeytanların teshirini Cenâb-ı Hak’dan isterlerse, Hak Teâlâ, bu muti kullarına cin, şeytan ve şerirleri itaat ettirir. O nûrânî zâtlar, velayet iksiriyle, cin ve şeytanlarla temas kurabilir ve onları müsbet işlerde çalıştırabilirler.

Kur’ân-ı Kerîm’de bu konu ile ilgili âyetler mevcuttur. Meselâ, risâlet ile birlikte saltanat nimetine de mazhar olan Hz. Süleyman (a.s), cin ve şeytanları emr-i İlâhî ile çalıştırmış, Mescid-i Aksâ’nın inşâsında istihdam ettirmiştir. Hz. Süleyman Aleyhisselâm, geniş olan memleketinde, saltanatını, adalet üzere bihakkın devam ettirmek, râiyetinin hallerini görmek ve dertlerini işitmekle, icrâatını hak ve hakikat üzere yapmak için, lisan-ı ismetle cin ve şeytanların, kendisine musahhar kılınmalarını Cenâb-ı Hakk’tan istemiş, Hak Teâlâ da bir mû’cize ve bir ihsan olarak O’na cinleri teshir etmiştir.

Bu husus, bir ayette meâlen şöyle ifade buyrulur.

“Şeytanlardan da Süleyman için dalgıçlık edenleri ve daha başka iş için çalışanları teshir etmiştik ve hep onları zapteden biz idik.”103

Bu âyetin tefsirinde, Bediüzzaman Hazretleri şöyle demektedir:

“Yerin insanlardan sonra, zîşuur olarak en mühim sekenesi olan cin, insana hizmetkâr olabilir. Onlarla temas edilebilir. Şeytanlar da düşmanlığı bırakmaya mecbur olup, ister istemez hizmet edebilir ki, Cenâb-ı Hakk’ın evâmirine musahhar olan bir abdine, onları musahhar etmiştir. Cenâb-ı Hak manen şu âyetin remziyle der ki:" 

'Ey insan! Bana itaat eden bir abdime cin ve şeytanları ve şerirlerini itaat ettiriyorum. Sen de benim emrime musahhar olsan, çok mevcudat, hattâ cin ve şeytan dahi, sana musahhar olabilirler.'

"İşte beşerin, san’at ve fennin imtizacından süzülen, maddi ve manevî fevkalâde hassasiyetinden tezahür eden ispirtizma gibi, celb-i ervah ve cinlerle muhabereyi şu âyet, en nihayet hududunu çiziyor ve en faydalı suretlerini tâyin ediyor ve ona yolu dahi açıyor. Fakat şimdiki gibi bâzan kendine emvât namını veren cinlere ve şeytanlara ve ervâh-ı habîseye musahhar ve maskara olup oyuncak olmak değil, belki tılsımat-ı Kur’aniye ile onları teshir etmektir, şerlerinden kurtulmaktır.” 104

Dipnotlar:

103. Enbiyâ Suresi 21/82.
104. Sözler.

Yazar: Mehmed Kırkıncı
Eklenme Tarihi: 10/7/2010
Okunma Sayısı : 5224

« Önceki Yazı Sonraki Yazı »

Yorum Ekle

Yazı hakkında yorumlarınızı, katkılarınızı ve önerilerini bize bu alandan gönderebilirsiniz.

İsminiz
E-Posta
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
uc sekiz dokuz dokuz iki dokuz

mersin escort
ataköy escort
şişli escort
istanbul escort