Mutlak Eşitlik Mümkün müdür?

Mutlak eşitlik nizam arasında tezad vardır. Bir bedende mutlak eşitlik olabilmesi için azaların ya tamamının beyin olması veya hepsinin ciğer olması veya kemik olması v.s. lâzım gelir. Bu takdirde ise insan vücuda ge­lemez. Elde mutlak eşitlik olması halinde, bütün parmakların baş parmağı veya şahadet parmağı olması icabeder. O hâlde de el bir iş yapamaz.

Aynı şekilde bütün kâinatın ya güneş veya ay veya toprak ilhâahir ol­ması lâzım gelir. Bu takdirde de kâinat neticesiz kalır.

Bu durum bir atom içerisindeki çekirdekle, elektronlar arasında da söz konusudur.

Mutlak eşitliğin bir ailede dahi icrası mümkün değildir. Bir ailede mutlak eşitlik olabilmesi için ya bütün aile fertlerinin baba olması veya anne olma­sı veya evlât olması icabeder. Böyle bir ailenin ise meydana gelmesi dahi düşünülemez. Aynı şekilde büyük bir aile olan devlette de bütün fertlerin mutlak mânâda eşit olmaları mümkün değildir.

Müsâvat/eşitlik, ancak hukukta olur. Baba da, evlât da hukuk karşısında mü­savi oldukları gibi, padişahla bir nefer de müsavidirler. Bunlardan hiçbiri, diğerinin hakkına tecâvüz etme hususunda bir imtiyaz sahibi değildir.

Aklın alacağı yol ancak budur. Diğer yolun, yani mutlak eşitliğin tahak­kukunu tevehhüm edenler önce zihayatlar içerisinde müsavatın teminine çalışsınlar. Yani, meselâ merkepler ile müsavi olmanın yollarını arasınlar. Zira, bunun yolunu bulamadıkları takdirde bir gün merkepler boykot ede­rek onların kapılarına dayanıp: “Yeter, şimdiye kadar siz insan oldunuz, bundan sonra da biz olacağız!..” diyebilirler.

Yazar: Mehmed Kırkıncı
Eklenme Tarihi: 05/7/2010
Okunma Sayısı : 4236

« Önceki Yazı Sonraki Yazı »

Yorum Ekle

Yazı hakkında yorumlarınızı, katkılarınızı ve önerilerini bize bu alandan gönderebilirsiniz.

İsminiz
E-Posta
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
yedi alti sifir dort sifir iki

ataköy escort
şişli escort
istanbul escort