Rüştü Çakın’ın Dükkânını Buluyoruz

Otobüsten indik. Ankara’dan aldığımız Rüştü Ağabey’in adresini nasıl bulacaktık? Kimseyi tanımıyorduk. Elbet bir çaresi bulunurdu. Erkenden camiye gittik. Şadırvandan abdest alıp son cemaat mahallinde bir hasır üzerinde biraz oturup dinlendik. Sonra kalkıp kuşluk namazı kıldık. Öğleye daha bir saat kadar vardır. Bir ara, iki kişi gelip az ötemizde oturdular. Biri diğerine hararetle bir şeyler anlatıyordu. Zaman zaman heyecanlanıyor, sesini yükseltiyor, “Bediüzzaman”, “Hoca Efendi Hazretleri”, “Üstad” gibi söylüyordu. Merakla dinlemeye koyulduk. Adam bizim dinlediğimizi farkedince sesini biraz daha yükseltti:

Kardeşim, bir görsen, emin ol, meftun olursun. O ne güzel sima yâ Rabbi!.. Hakiki bir mürşid. Kâmil mânâda bir Peygamber vârisi. Bu asrı tam tenvir edecek bir kuvve-i kudsiye sahibi, Peygamberimizin (S.A.V.) dâvasını, gayesini, bu asırda temsil eden insan... O’nun (S.A.V.) Sünnet-i Seniyyesi’ne parlak bir âyine.

Adama yaklaştım ve

Rüştü Çakın Ağabey’i tanıyor musun, diye sordum.

Evet tanıyorum. Namazdan sonra sizi ona götürebilirim, dedi.

Camiden çıkar çıkmaz doğruca bizi Rüştü Ağabey’in dükkânına götürdü kendisiyle tanıştık ve dükkânında bir süre kaldık.

Rüştü Ağabey bizlere bâzan şevk, bâzan hüzün içerisinde Üstad’ımızla ilgili bâzı hâtıralar nakletti. O’nun, itilâsından, ubudiyetinden, münâcaatlarından, şecaatinden kerametlerinden... uzun uzun bahsetti. Bir ara sözü, Üstad’ın temkin ve tedbirine getirerek şöyle dedi:

"Eskişehir Hapishanesi’nde Üstad’la beraberdik. Mahkemeye getirildiğimizde Üstad’ımızı önde tek olarak oturttular. Bizler arkasındaki sıralarda oturduk. Savcı, idamımızı taleb edince, doğrusu bizi bir korku ve telâş aldı."

"Üstad’ımızın idam edileceğini düşünmek bizi perişan etti. Tam o sırada, Üstad’ımız tesbihini kırarak, cübbesinin eteğinde sakin sakin dizmeye başladı! Gayet vakurdu. Savcının ne okuduğuna bile bakmıyordu. O’nun bu tavrı hepimizi ferahlandırdı, cesaretlendirdi..."

Sohbetine doyum olmuyordu. Fakat biz, bir an evvel Üstad’ı görebilmek için sabırsızlanıyorduk. Rüştü Efendi’ye, Üstad’ımızı ne zaman ziyaret edebileceğimizi sordum.

İkindi namazından sonra, diye karşılık verdi.

Yazar: Mehmed Kırkıncı
Eklenme Tarihi: 17/7/2010
Okunma Sayısı : 3388

« Önceki Yazı Sonraki Yazı »

Yorum Ekle

Yazı hakkında yorumlarınızı, katkılarınızı ve önerilerini bize bu alandan gönderebilirsiniz.

İsminiz
E-Posta
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
bes bir uc iki alti alti

mersin escort
ataköy escort
şişli escort
istanbul escort