Kader ve Adalet

Adalet; ifrat ve tefritten uzak olarak istikamet üzere bulunmaktır.

Adalet; insaf ve hakkaniyettir; âlemin nizamı ve ahengidir. Bütün insanların hukuk karşısında eşit olmalarıdır.

Adalet, ihkak-ı hak etmek, yâni her şeye lâyık olduğu hakkını vermek ve her şeyi en uygun mevki ve mertebeye koymak şeklinde tarif edilmektedir.

Şu kâinata dikkatle baktığımızda, her şeye, tam bir adaletle, çekebileceği kadar yük yüklendiğini görürüz. Güneşe çevirebileceği kadar gezegen takan O Âdil-i Hakîm, dünyaya da kolayca götürebileceği kadar yük yüklemiştir. Büyük dairedeki bu adalet tecellîsi, bir ağaca, taşıyabileceği kadar dal, yaprak ve meyve yüklemek ve nihayet insanı rahatlıkla yapabileceği amellerle mükellef kılmak şeklinde kendini gösterir. Cenâb-ı Hak her şeye taşıyabileceği kadar yüklemeyi ezelde takdir buyurmuş ve varlıkları o İlâhî kadere göre yaratmakla bu âlemde adaletini tecellî ettirmiş, göstermiştir.

İşte, kader ile adalet arasındaki bu yakın ilgiye binâen ve kaderin her şeyde ve her hâdisede adalet ettiğini göstermek maksadıyla, adalet mevzuu üzerinde kısa da olsa durmak istiyoruz.

Âdil-i Mutlak olan Allah-u Azimüşşân, zulümden münezzehtir. O Âdil-i Hakîm’e zulüm isnad etmek insanı küfre götürür. Bu bakımdan mesele üzerinde hassasiyetle durmak icab eder. Evvelâ, zulmün tarifini bilmek gerekir. Zulüm, kısaca, başkasının hak ve hukukuna tecâvüz etmek şeklinde tarif edilmektedir. Bu kâinat sarayının ve içindeki bütün hayat sahiplerinin yaratıcısı ve mâliki olan Rabb-ül Âlemîn hakkında zulüm muhaldir. Zira yaptığı her türlü tararruf kendi mülkünde ve kendi mahlûkları üzerinde cereyan etmektedir. Şeriki ve nâziri olmadığından, başkasının hukukuna tecâvüz etmesi sözkonusu değildir.

Âdil ve Rahîm olan Allah-u Azimüşşân’ın bütün icraatı ve faaliyeti hikmet ve maslahatladır. Kahrı, ancak emir ve iradesine isyan eden âsi ve mücrimler içindir. Şunu da bilmek icabeder ki: Kahr başka, zulüm başkadır.

Âdil bir padişahın suçluları ve âsileri cezalandırması kahrdır, lâkin zulüm değildir. Mazlumların hakkına tecavüz eden zalimlerini cezalandırdığı için de adalettir.

Yazar: Mehmed Kırkıncı
Eklenme Tarihi: 07/7/2010
Okunma Sayısı : 6134

« Önceki Yazı Sonraki Yazı »

Yorum Ekle

Yazı hakkında yorumlarınızı, katkılarınızı ve önerilerini bize bu alandan gönderebilirsiniz.

İsminiz
E-Posta
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
dokuz alti sifir bir bes bes

mersin escort
ataköy escort
şişli escort
istanbul escort