Ruhun Mahiyeti Meçhuldür

İnsan, değil ruhun, en basit bir bitki hayatının dahi mâhiyetini bilememektedir. Eşyanın mâhiyetini ancak Allah (c.c) bilir. Çünkü mevcudatın ustası ve yaratıcısı O’dur. Üstad Bediüzzaman,

“Akıl, ubûdiyyet vazifesini ifâ içindir, esrar-ı Rubûbiyet’i idrâk için değildir.

ifadesiyle, insanın Rubûbiyyet’in sırlarını çözmek için vazifeli olmadığını ve ona gücü yetmeyeceğini bihakkın ortaya koymuştur.

Meselâ, elektriğin varlığını aklımızla anladığımız hâlde, duygularımızla göremez, mâhiyetini bilemeyiz. Bununla beraber, elle tutulmayan, gözle görülmeyen, eni ve boyu, ağırlığı ve hafifliği, katılığı ve sıvılığı bulunmayan, rengi, tadı, kokusu olmayan bu hakikatin varlığından da şüphe etmeyiz. Zira o hakikat, eserleri ve hareketleriyle, meyve ve neticeleriyle ortadadır. Biliyoruz ki, bilgisayarda hesap yapan, radyoda konuşmayı, televizyonda görüntüyü, teypte hıfzetmeyi ve avizede aydınlatmayı te’min eden hep elektriktir. Yukarıda sözü edilen eşyaları yürüten, sevkeden, yönlendiren, çekip çeviren hep odur.

Lâkin bütün bu maharetlere sahip olan elektrik faraza şuurlu olsa, kendi mâhiyetini idrâk edemez. Görmesi olsa, ancak çalıştırdığı makinanın âletlerini görebilir. Ruh da kendi mâhiyetini bilememekle birlikte, ceset fabrikasında birçok işi bir arada, beraber ve yanlışsız yapmaktadır.

Netice olarak şunu söyleyebiliriz:

İnsanın zahirî ve batınî duygularıyla görüp hissedemediği ve mâhiyetini idrâk edemediği hakikatlar vardır. Ruh da bunlardan biridir.

Yazar: Mehmed Kırkıncı
Eklenme Tarihi: 08/7/2010
Okunma Sayısı : 6318

« Önceki Yazı Sonraki Yazı »

Yorum Ekle

Yazı hakkında yorumlarınızı, katkılarınızı ve önerilerini bize bu alandan gönderebilirsiniz.

İsminiz
E-Posta
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
iki bes alti bir yedi uc

mersin escort
ataköy escort
şişli escort
istanbul escort