ATÂNIN KAZA KANUNUNU, KAZANIN DA KADERİ BOZMASI

Bir padişahın umumî kanunları yanında bir de belli günlerde tatbik ettiği af ve ihsan-ı şahane kanunu vardır. Padişah o günlerde, suçlulardan bir kısmını affeder, diğer bir kısmının cezalarını hafifleştirir, bir kısım raiyetinin de rütbelerini yükseltir ve maaşlarını artırır.

İşte, daha önce umumî kanunla takdir edilen ceza, rütbe ve maaşlar bu atâ kanunuyla yürürlükten kaldırılmış olur. Meselâ, bir şakinin işlediği bir suça karşılık on yıl hapis yatması takdir edilmiş olsun. Atâ kanunuyla bu cezanın affedilmesi hâlinde artık ceza infaz edilmez ve atâ, kaza kanununu bozmuş olur. Cezanın kaza edilmemesiyle de kader kanunu, yani onun suçu için takdir edilen on yıllık hapis cezası bozulmuş olmaktadır.

İşte, bu misal gibi, insanların işledikleri günahlara karşılık, kendilerine takdir edilen uhrevî cezalar, Cenâb-ı Hakk’ın atâ kanunuyla, yani O’nun af ve ihsanıyla kaza edilmekten alıkonmakta ve böylece atâ kanunu, kaza kanununu bozmaktadır.

Aynı şekilde, kazanın bozulmasıyla kader kanunu da bozulmuş ve takdir edilen ceza değişikliğe uğramış olmaktadır.

Mehmed Kırkıncı
Yazdır   Kapat