Sahabeleri Muhasebe mi?

Bir padişahın iki oğlundan birisinin diğeri ile kavga ettiğini duyan aha­liden bir kısım kimseler, ellerine çadır kazıklarını alarak sarayın kapısına dayansalar ve kendilerine niçin geldiklerini soran padişaha: “Senin oğulla­rının kavga ettiğini duyduk, oğullarından falan haklı, filân ise haksızdır.” deseler, elbette padişah, bu haddini mütecaviz güruhu: “Benim oğulla­rımdan size ne!..” diyerek kapısından kovacaktır.

Hazret-i Ali Efendimizle, Hazret-i Muaviye’nin (R.A.) her ikisi de Pey­gamber Efendimiz (S.A.V.) Hazretleri’nin sahabeleridirler. Onları muhake­me etmek, birine haklı, diğerine haksız demek ve haksız telâkki ettiğimiz sahabeye insafsızca hücumlarda bulunmak, bizim haddimizin fevkindedir ve edebe münafidir.

Elbette ki bu kavgada bir tarafın içtihadı diğer tarafınkinden daha isa­betli ve haklı olacaktır. Fakat isabetsiz olan karşı tarafın muhakeme ve muhasebesi bize düşmez...

Mehmed Kırkıncı
Yazdır   Kapat