Nükteler

İnanç Şâkileri

Uzun bir yolculuğa çıkan bir kimsenin, yarı yolda yolu kesilip her şeyi elinden alındığı takdirde, artık onun ölmemek için yemeyeceği şey yoktur. O adam bu hâlde bulsa fare de yer, domuz da yer. Aynı şekilde, imanı elinden alınan kimsenin de yapamayacağı vahşet ve işlemeyeceği cinayet tasavvur edilemez.

İnancımızın şakisi bazen babamız, bazen öğretmenimiz, bazen de arkadaşımız oluyor. Hattâ bazen mevhum bir şey, şaki olup insanın önünü kesebiliyor. Meselâ; bir memura namaz kıldığı takdirde âmirlerinden bir zarar görme ihtimali olduğundan bahsedilse, bu mevhum zarar o adamı korkutup namazdan menedebiliyor.

En büyük şaki olan nefsimiz ise, daima bizimle beraber bulunup, haricî düşmanlarla elele çalışıyor.

O hâlde çok dikkatli olmalı ve birbirimizin yardımına koşmalıyız. Bütün bu düşmanlara karşı ittifakla karşı koymak ve Rahîm-i Zülcemâl’in dergâhına da yine birlikte iltica edip istimdat ve istiâne etmek lâzımdır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu