Hikmet Dersleri

İNSAN-I KÂMİL

İnsanın bütün cihazları onun imanına, marifet, muhabbet ve ubudiyetine ettikleri hizmet nispetinde kıymetlenirler. Bu gibi ulvi meziyetlere kemaliyle sahip olan kim ise, insan-ı kâmil odur. Bu meziyetlerden mahrum olan insan, böyle bir şerefe nail olamaz.

 İnsanın akıl sahibi bir mahlûk olması, onu diğer varlıklardan ayıran en mümtaz bir sıfat ise de iman, marifet, ilim ve irfandan mahrum olan bir akıl, insanı bazen, âyet-i kerîmenin ifadesiyle, hayvandan çok daha aşağı derekeye düşürebilir. Bunun için aklın, iman ile ve güzel ahlâk ile bezenmesi lazımdır. 

Sözler’de geçen şu ifadeler insan-ı kâmilin tarifi mahiyetindedir:

“Evet, hakikî terakki ise, insana verilen kalb, sır, ruh, akıl, hattâ hayal ve sâir kuvvelerin hayat-ı ebediyeye yüzlerini çevirerek, her biri kendine lâyık hususî bir vazife-i ubûdiyet ile meşgul olmaktadır…”(1)

(1) bk. Sözler, Yirmi Üçüncü Söz, İkinci Mebhas.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu