Hikmet Dersleri

KUR’ÂN’IN ANLAŞILMASINDA SÜNNETİN EHEMMİYETİ

Kur’ân’ın mücmel ve anlaşılması güç olan ayetlerini sünnet açıklar. Habib-i Kibriya Efendimize (asm.) ve O’nun sünnetlerine uymadan Kur’ân anlaşılamaz. Mesela; “namaz” emredilmiştir, ama hangi vakitlerde, kaç rekât ve nasıl kılınacağı tafsilatıyla bildirilmemiştir. Aynı şekilde “zekât” emredilmiş, ancak sığır, deve ve koyun gibi hayvanlardan kaçta bir verileceği, yine hububatlardan, altın, gümüş ve paradan ne kadar verileceği açıklanmamıştır.

Namaz ve zekât gibi diğer emirlerin de nasıl ifa edileceğini Resûl-i Ekrem (asm.)  bütün teferruatıyla ortaya koymuş, açıklamış, tatbik etmiştir. 

Cenâb-ı Hak, Peygamber-i Zîşân’ı (asm.) bütün insanlara her cihetle bir rehber, ölçü ve imam olarak göndermiştir. Müminler, her hallerinde, her sözlerinde ve her işlerinde kendilerini O’nun sünnetine göre ölçecek ve o ölçüye uydukları nispette kıymet kazanacaklardır.

Fen sahalarında kâinat kitabını muhtelif yönleriyle bizlere ders veren bilim adamları olduğu gibi, Kur’ân-ı Kerîm’i de bizlere ders verecek başta Hz. Peygamber (asm.) olmak üzere diğer mürşitler, müçtehitler ve âlimlerdir.

Kur’ân-ı Kerîm’in her bir ayetinde, her bir kelimesinde hatta her bir harfindeki azametli nurları, şifalı eczaları, ince, derin ve engin manaları idrak edebilmemiz için, onun birinci muhatabı ve en büyük müfessiri olan Habib-i Kibriya Efendimize (asm.) ve O’nun yolundan giden mürşit, müceddit ve âlimlere müracaat etmemiz gerekir. 

Sünnete uymak yerine, kendi ölçüleri ile hareket edenler hem bu dünyada hem de âlem-i ahirette hüsrana uğrarlar.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu