Nükteler

Üç Cihetle Şükür

Her bir âzamız için Cenâb-ı Hakk’a üç cihetle şükürle mükellefiz. Bunlardan birincisi, o âzanın gördüğü vazifeler ve onunla edindiğimiz istifadeler cihetiyledir. İkincisi; o âzanın bedenimizde bulunduğu yeri itibariyledir. Üçüncü cihet ise, her bir âzanın bizim için aynı zamanda bir zinet oluşu noktasıdır.

Meselâ, O Hakîm-i Rahîm, bize göz nimetini ihsan etmekle beraber gözlerimizi ayaklarımızın veya koltuğumuzun altında yaratsaydı, o nimetlerden ne derece istifade edebilirdik? Bu hâle göre böyle bir nimete mazhar olmanın şükrü yanında; gözlerimizin yüzümüzde ve yüzümüzün de bedenimizin en münasip yerinde bulunması cihetiyle de ayrıca şükretmemiz lâzım geliyor.

Diğer taraftan, O Hakîm-i Mutlak bize kokular âlemini temâşa için ihsan ettiği burun nimetini, yine yüzümüzde ve hâlihazır yerinde yaratmakla beraber, burnumuzun boyunu bir karış kadar uzun etseydi, bu defa da bu âzamız bizim için bir zinet olmaktan çıkardı. O hâlde, âzalarımızın zinet olma vechini de unutmamalı ve o nokta da da şükrümüzü edaya çalışmalıyız.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu